top of page

Gurme

  • 7 Tem 2020
  • 1 dakikada okunur

Günümüz seyyahları keşfettikleri yerlerin tarih, arkeoloji, coğrafya ve günlük yaşayışlarının yanı sıra yeme, içme kültürlerini tanımaya da önem vermektedir . Belki de bir kültürü tanımanın olmazsa olmazlarından biri de o kültürün mutfağını tanımaktır.


Kültürlerin mutfaklarını tanımak deyince ; belli kategorileri sınıflandıran lüks restoranlardan, ünlü şeflerden tutunda, sokak lezzetlerine kadar uzanan geniş bir mutfak kültürü yelpazesini katabilirsiniz.




Özellikle Uzakdoğu ve Hint mutfaklarını şekillendiren, geniş bir sokak lezzetleri armonisi bulunmaktadır.



Avrupa’da ise bu daha çok lokal restoranlar, aile işletmelerinde kendini göstermektedir.

Hedef uygun fiyata, bulunulan ülkenin mutfak kültürünü tanımak ve içki kültürünü tatmaksa, elbette belki en ideali uzun yıllardır, birkaç kuşak hizmet veren küçük aile işletmelerinde farklı lezzetleri tatmak olacaktır.


Bu konuda çok çeşitli alternatifleri sunan Avrupa yemek kültürünün belki de dünyaca en tanınan ve sevileni İtalyan Mutfağıdır. İtalyan mutfağında bu işin merkezi ise Toscana bölgesidir. Toscana bifteği, şarabı, soslu makarnaları ile her damak zevkine hitap etmeyi başarmaktadır.


Balık konusunda ise hem makul fiyatları, hem çeşitliliği ile Akdeniz’in en verimli adalarından Sicilia başta gelmektedir.



Acentamızın düzenlemiş oladuğu Toscana Turlarımız esnasında, Rönesans’ın doğumunu simgeleyen Santa Maria del Fiore Katedrali, Giotto’nun Çan Kulesi, Vaftizhane, Senyörler Meydanı ve Sarayı, Ponte Vecchio (Arno Irmağı üzerindeki Floransa Eski Köprüsü) göreceğimiz yerler arasındadır.

Bu gastronomi ağırlıklı turlarımızda Gusta Pizza’da pizzalarımızı yiyoruz.

Akşam yemeği Floransa’da Michelin restorantlarından “Ora D’aria’da” dünyaca ünlü “Bistecca Fiorentina’lı menümüzü” alıyoruz.



 
 
 

Comments


WhatsApp Image 2020-07-10 at 15.42.11.jp
bottom of page